“Çiçeği fotoğrafların arasına değil mezarına koymak istiyoruz”

23 yıldır eşi Nihat Aydoğan’ı arayan Halime Aydoğan, Galatasaray Meydanı’ndaki 661. buluşmada devlete seslendi: “Artık yorulduk, kemiklerini verin de mezarımız olsun.”

Kayıp yakınları devletin gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu üstlenmesi ve özür dilemesi talebini bir kez daha dile getirdi.

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 661. haftasında bir kez daha Galatasaray Lisesi önünde buluştu. “Failler belli, kayıplar nerede?” pankartını açan kayıp yakınları, gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarını ve karanfiller taşıdı. Bu hafta 23 yıldır akıbeti gizlenin, failleri cezasızlıkla korunan Nihat Aydoğan için buluşan kayıp yakınları, Aydoğan’ın fotoğrafını pankartın üzerine yerleştirdi, yanına “barış”ı simgeleyen beyaz tülbent bıraktı.

Bugün aynı zamanda kayıpların avukatı olan ve kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe’nin savunmanlığını üstlenen Şevket Hepözdemir’in de katledilişinin 24. yılı. Bugün yapılan eylemde Hepözdemir de anıldı.

Aydoğan: “Çiçeği mezara değil, fotoğrafın arasına koyuyoruz”

1994 yılından bu yana eşi Nihat Aydoğan’ı arayan Halime Aydoğan, defalarca gittiği savcılıktan, “Burada değil dağlarda ara” cevabıyla döndüğünü vurguladı. Aydoğan, “Biliyorum, evden alındı, benden alındı. Ben aklımı mı kaybettim. ‘Burada yok dağlara git’ dediler” dedi.

Başvurularında tarihlerin değiştiğine dikkat çeken Aydoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

94’ten beri kocam kayıp. Bak bu çiçeği fotoğrafının arasına koyuyoruz. Niye mezarına koyamıyoruz, bir kemik istiyoruz. Artık yorulduk kemiklerini verin de mezarımız olsun. Artık konuşamıyorum.

Tosun: “Yargı önüne çıkana kadar hesap soracağız”

1995 yılında eşi Fehmi Tosun’u kaybeden Hanım Tosun, 1995 yılından bu yana ilk oturdukları, ilk konuştukları yer olan Galatasaray Meydanı’nda olduklarını vurguladı. Tosun, “Sesimizi dünya duydu da maalesef hükümet duymadı. Çünkü kulaklarını tıkadı. Şu an Zarrab’ın peşindedir, korkuyor. Peki neden kayıplardan korkmuyorsun?” dedi.

İktidara seslenen Tosun, “Kendinizini bizim yerimize koyun, ailenizden biri beş dakika eve gelmese ne yapacaksınız. Hiçbir zaman kayıplarımızı unutmuyoruz, unutturmayacağız. Failler yargı önüne çıkana kadar hesap soracağız” ifadesini kullandı.

“Nihat Aydoğan’ı unutturmayacağız”

Haftanın basın açıklamasını okuyan Hatice Onaran, 23 yıldır akıbeti gizlenen, failleri cezasızlıkla korunan Nihat Aydoğan dosyasındaki hakikatin açıklanması ve adalet talebiyle buluştuklarını dile getirdi.

Aydoğan ailesinin tüm başvurularına rağmen hukukun işletilmediğinin altını çizen Onaran, şöyle devam etti:

Nihat Aydoğan’ın gözaltına alınarak kaybedilmesinden, baskına katılan Faik, Sabri ve Kemal isimli korucular, Midyat Jandarma Komutanı Hilmi Kahraman, Midyat Kaymakamı Mehmet Okur, Mardin Valisi Ahmet Kayhan, OHAL Valisi Ünal Erkan, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Jandarma Genel Komutanı Aydın İlter, Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Başbakan Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel sorumludur. Nihat Aydoğan’ın gözaltında kaybedilmesinden; gerçek ortadayken ceza adaletini sağlamayan adli makamlar sorumludur.

Ne olmuştu?

39 yaşındaki Nihat Aydoğan, 4 çocuk babasıydı. Midyat/Doğançay Köyü’nde yaşıyor, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşıyordu. Korucu olmak istemeyen Doğançaylılar üzerinde yoğun baskı vardı. Kolluk kuvvetleri tarafından yapılan sistematik baskınlarda köylüler dövülüyor, tehdit ediliyordu. Nihat Aydoğan’ın oğlu Fevzi’nin dağa gitmesi, babası üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Sık sık evi basılan Nihat Aydoğan gözaltına alınıyor ve günlerce işkence görüyordu.

30 Kasım 1994 sabahı, saat 05.00 sularında, çok sayıda özel tim, asker ve korucu Aydoğan Ailesi’nin evini bastı. Kapıyı kırarak içeri girdiler ve Nihat Aydoğan’ı darp edip, elleri ve gözleri bağlı şekilde önce Midyat Jandarma Karakolu’na, sonra Mardin Jandarma Merkez Komutanlığı’na götürdüler.

Resmi makamlar Nihat Aydoğan’ın gözaltına alındıktan 20 gün sonra savcılığa sevk edildiğini, ifadesi alındıktan sonra da serbest bırakıldığını iddia etti. Ancak Aydoğan’dan bir daha haber alınamadı. Yıllar sonra Nihat Aydoğan’ın nüfus kütüğüne ölüm kaydı düşüldüğü öğrenildi. Köy muhtarı, jandarma komutanının baskısı sonucunda gerçek olmayan bu bildirimi düzenlemek zorunda kaldığını itiraf etti. Aydoğan ailesinin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı.

Kaynak: ETHA

 

Hakkında YOL Medien- und Bildungwerk GmbH

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Filistin’de ‘Öfke Cuması’: Binlerce kişi sokakta

İsrail askerleri ile Filistinliler arasında çıkan çatışmalarda ...

Hrant Dink davasında 5 tahliye

Hrant Dink cinayeti davasında tutuklu yargılanan dönemin ...

ABD’nin Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanımasına kaşı Filistin halkı eylemlere başladı

ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ...

Kapatılan YOL TV’nin 20 Aralık’taki duruşmasına katılım çağrısı

PİRHA- RTÜK tarafından Türksat’ta yayını durdurulan YOL ...

Yol TV’mizi Geri İstiyoruz                

RTÜK tarafından 30 Aralık 2016 günü Türksat ...

Figen Yüksekdağ’a tahliye yok, dava 20 Şubat’a ertelendi

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın yargılandığı ...

Demirtaş davası 14 Şubat’a ertelendi: Gelecek duruşma hazır edilecek

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu ...

Arif Sağ, tedavi için Küba’ya gitti

Türk Halk Müziği’nin usta isimlerinden eski milletvekili ...

Sarraf itiraflarına devam ediyor

ABD’de Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet ...

ABD, Kudüs kararını açıkladı!

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in ...